Eski Eşe Karşı Hangi Davalar Açılabilir? Anlaşmalı Boşanma Sonrası Haklar
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Eski Eşler Yeniden Dava Açabilir mi?
Anlaşmalı boşanma; eşlerin evlilik birliğinden doğan uyuşmazlıkları büyük ölçüde çözdüğü, taraf iradelerine dayanan ve hukuken bağlayıcı sonuçlar doğuran bir boşanma türüdür. Boşanma protokolü mahkeme tarafından onaylanıp karar kesinleştikten sonra taraflar açısından önemli ölçüde kesin hüküm etkisi doğar.
Bununla birlikte hayatın olağan akışı içinde ekonomik koşulların değişmesi, çocukların ihtiyaçlarının farklılaşması veya evlilik sürecine ilişkin bazı hususların sonradan ortaya çıkması gibi nedenlerle eski eşler arasında yeniden dava açılması mümkündür.
Bu yazıda anlaşmalı boşanma sonrasında hangi davaların açılabileceği ve hangi taleplerin genel olarak reddedileceği başlıklar halinde ele alınmaktadır.
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Açılabilecek Davalar
1. İştirak Nafakası Davası
İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin müşterek çocuğun bakım, eğitim ve yaşam giderlerine katılmasını sağlayan nafaka türüdür. Hukuki niteliği gereği iştirak nafakası ebeveynlerin değil, doğrudan çocuğun hakkıdır.
Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakası talep edilmemiş olsa dahi sonradan dava açılması mümkündür.
İştirak nafakası bakımından açılabilecek davalar şunlardır:
- Nafaka hiç hükmedilmemişse iştirak nafakası talep edilmesi
- Nafaka miktarı yetersiz kaldıysa artırılması
- Nafaka borçlusunun gelirinde ciddi düşüş varsa indirilmesi
- Çocuğun ihtiyaçlarının veya tarafların ekonomik durumunun değişmesi nedeniyle yeniden düzenlenmesi
Burada temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
2. Yoksulluk Nafakasının Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması
Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakası konusunda anlaşmış ve mahkeme bu anlaşmayı uygun bulmuş olsa bile nafaka miktarı mutlak ve değişmez değildir.
Aşağıdaki hallerde nafakanın yeniden düzenlenmesi için dava açılabilir:
- Nafaka borçlusunun gelirinde önemli ölçüde azalma meydana gelmesi
- Nafaka alacaklısının ekonomik durumunun iyileşmesi
- Nafaka miktarının enflasyon veya yaşam koşulları nedeniyle yetersiz kalması
- Nafakanın kaldırılmasını gerektiren kanuni şartların oluşması
Bu kapsamda nafakanın artırılması, azaltılması veya tamamen kaldırılması talep edilebilir.
3. Mal Rejimi (Mal Paylaşımı) Davası
Mal paylaşımı anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurlarından biri değildir. Taraflar mal rejimi konusunda anlaşabilir, bu konuyu tamamen çözüme kavuşturabilir veya haklarını saklı tutarak ileride dava açmayı tercih edebilirler.
Protokolde:
- Mal paylaşımı yapılmamışsa
- “Mal rejimine ilişkin haklarımız saklıdır” şeklinde bir kayıt varsa
boşanma kararının kesinleşmesinden sonra mal rejimi tasfiyesi davası açılması mümkündür.
4. Velayetin Değiştirilmesi ve Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
Velayet ve çocukla kişisel ilişki düzenlemeleri kesin hüküm niteliğinde değildir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği sürece her zaman yeniden değerlendirilmesi mümkündür.
Bu kapsamda açılabilecek davalar şunlardır:
- Velayetin değiştirilmesi
- Çocukla kişisel ilişkinin artırılması veya azaltılması
- Görüşmenin kaldırılması
- Görüşmenin uzman eşliğinde veya belirli merkezlerde yapılması
- Ortak velayetin kaldırılması ve tek ebeveyne verilmesi
Bu tür davalarda mahkemelerin temel kriteri çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimi olmaktadır.
5. Sonradan Öğrenilen Kusura Dayalı Tazminat Davası
Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar birbirlerinden maddi veya manevi tazminat talep etmediklerini beyan etmiş olabilirler. Ancak boşanma sonrasında evlilik birliği içinde saklanan ve boşanma iradesini etkileyebilecek nitelikte ağır bir kusur öğrenilirse tazminat talebi gündeme gelebilir.
Örneğin:
- Aldatma
- Gizli ilişki veya gizlenen yaşam
- Kişilik haklarına yönelik ağır ihlaller
- Evlilik sürecinde saklanan önemli olaylar
Bu tür durumların somut delillerle ispatlanması halinde kusura dayalı tazminat davası açılması mümkündür.
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Genel Olarak Açılamayacak Davalar
Anlaşmalı boşanma protokolü tarafların serbest iradesiyle imzaladığı ve mahkemece onaylanan bir sözleşme niteliği taşıdığından bazı talepler sonradan ileri sürülemez.
Genel olarak açılamayacak davalar şunlardır:
- Boşanma kararının iptali veya boşanmadan vazgeçildiği iddiası
- Protokolde açık feragat varken keyfi şekilde tazminat talep edilmesi
- Ziynet veya ev eşyalarından açıkça vazgeçilmişken sonradan talepte bulunulması
- Taraflar arasında mal paylaşımı yapılmışsa yeniden paylaşım istemi
Bu tür talepler çoğunlukla kesin hüküm ve sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği reddedilmektedir.
Sonuç
Anlaşmalı boşanma protokolü taraflar açısından bağlayıcı olsa da boşanma sonrası yaşam koşullarının değişmesi veya çocuğun menfaatinin gerektirmesi halinde eski eşler arasında yeniden dava açılması mümkündür.
Özellikle:
- Çocukla ilgili düzenlemeler
- Nafaka miktarları
- Mal rejimi konusunda saklı tutulan haklar
- Sonradan ortaya çıkan ağır kusurlar
eski eşler arasında yeni uyuşmazlıkların doğmasına ve dava açılmasına neden olabilir.
Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken tarafların hak ve yükümlülüklerini tüm yönleriyle değerlendirmesi, ileride telafisi güç hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
