Boşanmada Eşin Borçlarından Diğer Eş Sorumlu Olur mu?
Boşanma sürecine giren eşlerin en fazla merak ettiği konulardan biri, evlilik devam ederken oluşan borçların boşanmadan sonra kimin üzerinde kalacağıdır. Özellikle kredi kartı borçları, banka kredileri, konut kredileri, senetler ve icra takipleri söz konusu olduğunda “Eşimin borcunu ben de ödemek zorunda mıyım?” sorusu gündeme gelir.
Türk hukukunda evli olmak, eşlerden birini diğerinin bütün borçlarından otomatik olarak sorumlu hale getirmez. Genel kural, her eşin kendi adına yaptığı borçtan kendisinin sorumlu olmasıdır.
Dolayısıyla eşlerden birinin kendi adına kullandığı kredi, kendi kredi kartından yaptığı harcama veya tek başına imzaladığı bir borç belgesi nedeniyle diğer eşin doğrudan sorumlu tutulması kural olarak mümkün değildir.
Ancak ortak imza, kefalet, aile birliğinin olağan ihtiyaçları için yapılan işlemler ve mal rejiminin tasfiyesi gibi bazı durumlarda mesele daha ayrıntılı değerlendirilmelidir.
İzmir Avukat Nur Tavlı olarak bu yazıda, boşanmada eşin borçlarından diğer eşin sorumluluğu, kredi ve kredi kartı borçlarının durumu, konut kredileri, ortak borçlar ve mal rejimi tasfiyesinde borçların nasıl dikkate alındığı konularını açıklıyoruz.
Evlilik Eşleri Birbirinin Borçlusu Haline Getirir mi?
Hayır. Evliliğin kurulmasıyla birlikte eşlerin tüm malvarlıkları ve borçları tek bir ekonomik bütün haline gelmez.
Eşler evlilik birliği içerisinde birlikte yaşamalarına rağmen hukuk karşısında ayrı kişiliklere ve ayrı malvarlıklarına sahiptir. Bu nedenle bir eşin kendi adına yaptığı borç, kural olarak diğer eşe yüklenemez.
Örneğin eşlerden biri;
- kendi adına ihtiyaç kredisi kullanmışsa,
- yalnızca kendi adına kredi kartı çıkarmışsa,
- kendi ticari faaliyeti nedeniyle borçlanmışsa,
- tek başına senet veya borç sözleşmesi imzalamışsa,
diğer eş yalnızca evli olduğu için bu borçların muhatabı haline gelmez.
Boşanma davasının açılması veya boşanma kararının verilmesi de bu temel kuralı değiştirmez.
Eşimin Kredi Borcu Varsa Benim Maaşıma veya Mallarıma Haciz Gelir mi?
Eşlerden yalnızca birinin borçlu olduğu bir kredi veya başka bir borç ilişkisinde, alacaklı kural olarak yalnızca borçlu eşe karşı takip yapabilir.
Örneğin eşiniz kendi adına banka kredisi kullanmış ve borcu ödememişse, yalnızca evli olduğunuz gerekçesiyle sizin;
- maaşınıza,
- banka hesabınıza,
- adınıza kayıtlı aracınıza,
- size ait taşınmazınıza
haciz uygulanması mümkün değildir.
İcra takibinde belirleyici olan, borcun hukuken kimin üzerinde bulunduğudur.
Bu nedenle boşanmada borçlardan sorumluluk değerlendirilirken öncelikle kredi veya borç sözleşmesinde kimin borçlu, müşterek borçlu veya kefil olarak yer aldığına bakılması gerekir.
Boşanmada Borçlar Yarı Yarıya mı Bölünür?
Boşanma halinde eşlerin borçlarının otomatik olarak yüzde elli oranında paylaşılması şeklinde bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.
Uygulamada zaman zaman “evlilikte edinilen mallar paylaşıldığı için borçlar da yarı yarıya paylaşılır” şeklinde yanlış bir düşünce oluşmaktadır.
Oysa mal rejiminin tasfiyesi ile alacaklıya karşı borçtan sorumlu olmak birbirinden farklı hukuki konulardır.
Bir eşin banka borcu diğer eşe boşanmayla birlikte geçirilmez. Ancak borcun hangi amaçla yapıldığı ve hangi malvarlığı grubuyla bağlantılı olduğu, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sırasında yapılacak hesaplamayı etkileyebilir.
Hangi Durumlarda Eşinizin Borcundan Siz de Sorumlu Olabilirsiniz?
Genel kural kişisel sorumluluk olmakla birlikte bazı önemli istisnalar bulunmaktadır.
1. Krediye Birlikte İmza Attıysanız
Bir banka kredisinde her iki eş de borçlu veya müşterek borçlu olarak imza atmışsa, boşanma borçtan doğan sorumluluğu sona erdirmez.
Eşlerin kendi aralarında “krediyi bundan sonra sen ödeyeceksin” şeklinde anlaşması da bankayı her durumda bağlamaz.
Alacaklı banka açısından kredi sözleşmesinde borçlu görünen kişiler sorumluluklarını sürdürür.
2. Eşin Borcuna Kefil Olduysanız
Diğer eşin kullandığı krediye hukuken geçerli biçimde kefil olunması halinde, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluk gündeme gelebilir.
Boşanmak, daha önce verilmiş geçerli bir kefaleti kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle özellikle boşanma aşamasında mevcut kredi ve kefalet sözleşmelerinin ayrıca incelenmesi önemlidir.
3. Ailenin Olağan İhtiyaçları İçin Borçlanılmışsa
Türk Medeni Kanunu, eşlere evlilik birliğinin sürekli ve olağan ihtiyaçları bakımından birliği temsil edebilme imkânı tanımaktadır.
Evin gündelik ihtiyaçları, çocukların olağan giderleri ve aile yaşamının sürdürülmesine yönelik bazı işlemlerde eşlerin birlikte sorumluluğu söz konusu olabilir.
Ancak burada yapılan her harcamanın otomatik olarak “aile borcu” kabul edilmesi mümkün değildir.
Borç;
- ailenin gerçek ihtiyacı için mi yapıldı,
- olağan harcama sınırlarında mı,
- yoksa eşlerden birinin tamamen kişisel tüketimine mi ilişkin
sorularıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin eşlerden birinin yüksek tutarlı kişisel alışverişi veya kendi ticari faaliyeti nedeniyle yaptığı borç sırf evlilik devam ederken doğduğu için diğer eşe yüklenemez.
Kredi Tek Eşin Adına Ama Para Aile İçin Harcandıysa Ne Olur?
Boşanmada sık karşılaşılan daha karmaşık durumlardan biri de kredinin yalnızca bir eş adına çekilmesine rağmen paranın aile yaşamı veya ortak bir mal için kullanılmasıdır.
Örneğin eşlerden biri kendi adına kredi çekerek;
- aile konutunun alınmasına,
- ortak kullanılan aracın bedeline,
- evin tadilatına,
- aile için yapılan önemli bir harcamaya
katkıda bulunmuş olabilir.
Böyle bir durumda banka açısından borçlu yine kredi sözleşmesinde adı bulunan kişidir.
Ancak eşlerin kendi aralarındaki mal rejimi hesabında bu ödemenin niteliği önem kazanabilir. Başka bir ifadeyle bankaya karşı sorumluluk ile eşlerin birbirlerine karşı mali talepleri birbirinden ayrılmalıdır.
Boşanmada Kredi Kartı Borçlarını Kim Öder?
Kredi kartlarında da temel kriter kart sözleşmesinin tarafının kim olduğudur.
Kredi kartı yalnızca eşlerden birinin adına düzenlenmişse ve diğer eş borç ilişkisinde ayrıca taraf değilse, banka açısından asıl sorumlu kart sahibidir.
Eşlerden biri diğer eş adına çıkarılmış ek kartı kullanıyor olabilir. Ancak ek kartın kullanılması, her durumda ek kart sahibini ana kredi kartı sözleşmesinin borçlusu haline getirmez.
Bununla birlikte yapılan harcamaların aile ihtiyaçlarıyla ilgili olup olmadığı veya taraflar arasındaki mal rejimi hesabına etkisi ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle boşanma sırasında kredi kartı ekstrelerinin incelenmesi, özellikle yüksek miktarlı veya olağan dışı harcamalar söz konusu olduğunda önem taşıyabilir.
Konut Kredisi Boşanınca Ne Olur?
Konut kredileri boşanma sürecinde en fazla uyuşmazlık yaratan borçlardan biridir.
Eşler birlikte konut satın almış ve her ikisi de banka kredisinin borçlusu olarak imza atmışsa, boşanma kararı verilmesi krediyi sona erdirmez.
Örneğin eşlerden biri boşanma sonunda evde kalacak olsa bile diğer eşin banka nezdindeki borçluluğu otomatik olarak ortadan kalkmayabilir.
Tarafların;
- konutun kime devredileceği,
- kalan kredi borcunun kim tarafından ödeneceği,
- bankanın borçlu değişikliğine onay verip vermeyeceği,
- geçmişte yapılan kredi ödemelerinin mal rejimi hesabına etkisi
konularını birlikte değerlendirmesi gerekir.
Eşlerin boşanma protokolünde krediyi bir eşin ödeyeceğini kararlaştırması, bankanın sözleşmeden kaynaklanan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı konut kredilerinde yalnızca boşanma protokolünün değil, mevcut banka sözleşmesinin de incelenmesi gerekir.
Eşimin Ticari Borçlarından Sorumlu muyum?
Eşlerden birinin şirketi, şahıs işletmesi veya mesleki faaliyeti nedeniyle doğan borçlardan diğer eş kural olarak sorumlu değildir.
Örneğin eşiniz kendi işletmesi adına;
- ticari kredi kullanmış,
- tedarikçiye borçlanmış,
- ticari senet imzalamış,
- vergi veya işletme borcu oluşturmuş
olabilir.
Diğer eş bu borçlara kefil olmamış, müşterek borçlu sıfatıyla imza vermemiş veya başka bir hukuki taahhütte bulunmamışsa yalnızca evlilik nedeniyle ticari borçlardan sorumlu tutulamaz.
Ancak ticari faaliyet kapsamında malvarlığının eşler arasında devredilmiş olması veya alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik işlemlerin bulunması halinde farklı hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Mal Rejimi Tasfiyesinde Borçlar Neden Önemlidir?
Boşanma sonrasında yalnızca malların değeri değil, belirli borçlar da mal rejimi hesabında önem taşır.
1 Ocak 2002 tarihinden sonra yasal mal rejimine tabi evliliklerde temel sistem edinilmiş mallara katılma rejimidir.
Tasfiye yapılırken her eşin;
- kişisel malları,
- edinilmiş malları,
- bu mallara ilişkin borçları,
- diğer mal grubuna yapılan katkıları
belirlenerek hesaplama yapılır.
Dolayısıyla borçlar her ne kadar boşanmayla otomatik olarak diğer eşin üzerine geçmese de, katılma alacağı hesabında sonuç üzerinde etkili olabilir.
Buradaki en önemli nokta, borcun hangi mal grubuna ilişkin olduğunun ve hangi amaçla yapıldığının tespitidir.
Eş Boşanmadan Önce Bilerek Borçlanırsa Ne Olur?
Boşanma süreci yaklaşırken eşlerden birinin malvarlığını azaltmak amacıyla yüksek miktarda borçlanması, mallarını üçüncü kişilere devretmesi veya gerçekte bulunmayan borçlar varmış gibi göstermesi uygulamada karşılaşılabilen durumlardandır.
Mal rejimi tasfiyesi yapılırken mahkeme yalnızca tarafların ileri sürdüğü rakamlara bakmakla yetinmez. Uyuşmazlığın niteliğine göre;
- banka kayıtları,
- tapu kayıtları,
- araç kayıtları,
- kredi sözleşmeleri,
- hesap hareketleri,
- şirket kayıtları,
- para transferleri
gibi pek çok veri incelenebilir.
Özellikle boşanma öncesinde malvarlığında olağan dışı azalma varsa, işlemlerin amacı ve hukuki niteliğinin araştırılması gerekebilir.
İzmir boşanma avukatı desteği bu noktada yalnızca boşanmanın gerçekleştirilmesi bakımından değil, boşanma sonrasında ortaya çıkabilecek mal rejimi ve alacak taleplerinin doğru kurulması bakımından da önem taşımaktadır.
Eşimin Borcu Nedeniyle Bana İcra Takibi Gelirse Ne Yapmalıyım?
Borçla hiçbir hukuki ilişkiniz bulunmadığı halde tarafınıza icra takibi yapılması durumunda, takip türüne ve size gönderilen belgeye göre kullanılabilecek hukuki yollar değişebilir.
Somut olayın koşullarına göre;
- borca itiraz,
- imzaya itiraz,
- menfi tespit davası,
- istirdat talebi,
- haciz işlemlerine yönelik hukuki başvurular
gündeme gelebilir.
İcra hukukunda süreler oldukça kısa olabildiğinden, tebligat alınması halinde belgenin gecikmeden incelenmesi gerekir.
Borç eşinize ait olsa dahi sizin adınıza kayıtlı mallar üzerinde işlem yapılmışsa, durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma Protokolüne “Bütün Borçları Eşim Ödeyecek” Yazılması Yeterli mi?
Anlaşmalı boşanmalarda eşler kendi aralarında borçların kime ait olacağını belirleyebilirler.
Örneğin taraflar;
“Mevcut konut kredisi borcunun tamamını eşlerden biri ödeyecektir.”
şeklinde bir düzenleme yapabilir.
Ancak bu anlaşma esas itibarıyla eşlerin kendi aralarındaki ilişkiyi düzenler.
Bankanın veya başka bir üçüncü kişinin taraf olmadığı bir boşanma protokolü, o kişinin sözleşmeden kaynaklanan alacak hakkını her durumda ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla her iki eşin de borçlu olduğu bir banka kredisi varsa ve protokolde borcu tek eş üstlenmişse, bankanın diğer eşi borçtan çıkarması için ayrıca işlem yapılması gerekebilir.
Aile Konutu Üzerinde Borç veya İpotek Varsa Ne Olur?
Borçların boşanmaya etkisi, aile konutuyla ilgili uyuşmazlıklarda da karşımıza çıkmaktadır.
Aile konutu üzerinde banka ipoteği bulunması, tapunun eşlerden biri adına kayıtlı olması veya konutun krediyle satın alınması halinde birkaç farklı hukuki alan birlikte değerlendirilmelidir.
Aile konutunun devri ve diğer eşin rızası konusu ile kredi veya ipotekten kaynaklanan borç sorumluluğu aynı şey değildir.
Bu nedenle aile konutu bulunan boşanma dosyalarında tapu kaydı, ipotek belgeleri, kredi sözleşmesi ve yapılan ödemelerin birlikte incelenmesi gerekir.
Boşanmada Borçlarla İlgili En Sık Yapılan Yanlışlar
Boşanma sürecinde borçlarla ilgili şu düşünceler hukuken her zaman doğru değildir:
“Evlendiysek bütün borçlarımız ortaktır.”
“Boşanınca kredi borcu yarı yarıya bölünür.”
“Ev eşimde kaldıysa banka kredisi de otomatik olarak ona geçer.”
“Eşimin kredi kartı borcu yüzünden benim malım da haczedilir.”
“Boşanma protokolünde krediyi eşim üstlendiği için bankaya karşı artık borcum kalmaz.”
Her bir borcun sözleşmesi, borçlusu, kullanım amacı ve mal rejimiyle bağlantısı ayrı ayrı incelenmelidir.
Boşanmada Eşin Borçlarından Kim Sorumludur? Kısa Özet
Türk hukukunda temel kural açıktır: Her eş kendi borcundan sorumludur.
Eşlerden birinin tek başına yaptığı kredi, kredi kartı veya başka bir borç nedeniyle diğer eş sırf evlilik nedeniyle borçlu hale gelmez.
Bununla birlikte;
- her iki eşin birlikte imza attığı kredilerde,
- müşterek borçluluk halinde,
- geçerli kefalet ilişkilerinde,
- evlilik birliğinin olağan ihtiyaçları kapsamında yapılan bazı işlemlerde
diğer eşin de sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ayrıca bir borcun alacaklıya karşı kimin üzerinde olduğu ile boşanmadan sonra mal rejimi tasfiyesinde borcun nasıl hesaba katılacağı birbirinden farklı meselelerdir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı banka kredileri, ipotekli taşınmazlar, şirket borçları, ortak kredi kartları veya boşanma öncesinde yapılan olağan dışı mali işlemler bulunuyorsa dosyanın bütün malvarlığı unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
İzmir Boşanma Avukatı – Av. Nur Tavlı
Boşanma sürecinde yalnızca evliliğin sona ermesi değil; eşlerin borçları, kredi yükümlülükleri, taşınmazlar, banka hesapları ve mal rejiminden kaynaklanan haklar da ileride önemli hukuki sonuçlara yol açabilir.
İzmir Avukat Nur Tavlı olarak boşanma, mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, aile konutu, kredi borçları ve boşanmadan kaynaklanan mali uyuşmazlıkların somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini önemle hatırlatıyoruz.
Özellikle “Eşimin borcundan sorumlu muyum?”, “Boşanırken kredi borcu ne olacak?”, “Konut kredisi kimin üzerinde kalacak?” veya “Eşimin borcu nedeniyle benim malıma haciz gelir mi?” gibi sorularınız varsa, kredi sözleşmeleri ve mevcut malvarlığı kayıtları üzerinden hukuki durumun ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Av. Nur Tavlı – İzmir Avukat | İzmir Boşanma Avukatı
